Tüm kategorilerde blog

Gemikonağı Atölyesi Gerçekleşti
Ağu 11, 2015
Can Özcan
Haber

Lefke Avrupa Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı; Hasan Özbay, Tamer Başbuğ, Yakup Hazan, Mehmet Soylu, Evren Başbuğ ve Ekrem Ziver Bodamyalızade’nin yürütücülüğünde gerçekleşen Gemikonağı Atölyesi 7 Mayıs Perşembe günü tamamlandı. Kuzey Kıbrıs üniversitelerinden katılan öğrencilerin oluşturduğu 5 çalışma grubu, Lefke Gemikonağı yerleşmesinin güncel sorunlarını inceledi ve çözüm önerileri üretti. 

Evren Başbuğ’un kendi atölye grubunun konuyu ele alışı ile ilgili değerlendirme yazısı aşağıdaki gibidir:

“Gemikonağı, ziyaretçiyi ilk görüşte kendine bağlayan ve üzerinde oldukça güçlü bir etki bırakan çok özel bir yer. Topoğrafik, doğal ve konumuna dair tüm ilginç özelliklerinin yanında, yarattığı bu güçlü etkinin önemli bir kısmı sahip olduğu endüstriyel mirasından ve geçmişte başından geçenlerin günümüze bıraktıkları izlerin hala çok okunaklı olmasından geliyor. Gemikonağı görece kısa tarihi boyunca sosyal ve mekânsal travmaların, dönüşümlerin sahnesi olmuş hep. Bir bakır madeniyle var olmuş, 1974’de yaşananlarla neredeyse terk edilen ve bugün üniversiteyle yeniden dirilmekte olan bir yerleşme burası. Bu çalkantılı tarihi içinde başından geçen her olay, her dönem, her aktör bir şekilde iz bırakmış üzerinde. Kapalı askeri bölgeler, dönüşmüş işçi mahalleleri, terkedilmiş maden sahaları, parçalanmış yükleme iskeleleri, tekinsiz hurdalıklar, paslanmış envaiçeşit çelik aksam ve denizin aşındıra aşındıra un ufak ederek çoğunu koparıp geri aldığı sahil şeridiyle bir kıyamet sonrası senaryonun film setini andırıyor Gemikonağı. Kulağa ürkütücü gelen bu ambiyans, ilginç bir şekilde kentin çekiciliğinin de en önemli kaynağı. Buradan hareketle atölye çalışması boyunca katılımcılarla birlikte temel mesleki reflekslerin ve düşünme konvansiyonlarının dışında, yere ve duruma özel bir düşünsel motivasyonla hareket etmeyi denedik. 

Birer tasarımcı olarak, ilk bakışta olumsuz gibi görünen ancak temelde Gemikonağı’nı eşsiz ve ilginç kılan tüm bu bileşenleri, ortadan kaldırılması veya en azından ehlileştirilmesi gereken birer sorun kaynağı gibi görmek yerine; günlük yaşam pratikleri ya da mekân algısı açısından yerin ayrılmaz birer parçası ve yeni kurgulanacak yaşantının temel katalizörleri gibi görmeye çalıştık. Meseleye böyle bakınca Gemikonağı’nın geçirdiği travmalar senaryoyu kuran birer alt metine, bu travmalardan günümüze kalan fiziksel izler ise birer tasarım fırsatına dönüştü.

Bu tip bir yaklaşımı olgunlaştırmak için önce katılımcılarla birlikte Gemikonağı’nın geçmişine baktık. Belgelemeye ve anlamaya yönelik alan gezileri yaptık. Algısal bütünlüğe sahip kent parçalarından oluşan kişisel algı haritaları oluşturduk. Bu parçalar üzerinde düşündük, birbirleriyle kesiştikleri noktalarını, duyusal sınırlarını ve barındırdıkları önemli odakları analiz ettik. Sonuçta temel olarak kent mekânını topyekûn dönüştürmek ya da baştan tasarlamak yerine; alandaki mevcut değerleri ve nitelikleri tespit ederek çevre fiziksel koşulları üzerinde hangi müdahalelerle bu niteliklerin etkilerini artırabileceğimizi araştırdık. 

Bu anlamda biz, Gemikonağı’nı olduğu gibi kabul ederek, geçmişine ve mevcut koşullarına saygı duyarak, anlamaya çalışarak, yukarıdan bakmadan, yargılamadan, kategorik kabuller yapmadan, niteliklerinin ve potansiyellerinin farkında olarak ve özellikle de ‘herhangi bir yer’e dönüşmesini engellemeye çalışarak yaklaştık konuya. Örneğin kent kıyısında doğanın yıkıcı gücüyle anlamsız bir mücadeleye girmek yerine onunla uzlaşmayı, kent ile doğanın uyumlu bir arakesitini yaratmayı denedik. Okaliptüs ağaçlarının altındaki hurdalığı tamamen temizleyip her kentte benzeri bulunabilecek alelade bir kent parkı haline getirmek yerine, hurdalarla birlikte anlamlı olan Gemikonağı’na özel bir yaşam odağına dönüştürdük. Parçalanmış iskeleleri ortadan kaldırıp yerine yenilerini koymak yerine bu sembolik değeri yüksek kent objelerini birer tarihi / görsel arka plan nesnesi olarak mevcut durumlarıyla bıraktık. 

Böylesine fikirlerin temsil araçlarını da mesleki pratiğimizin alışıldık konvansiyonel temsil araçları arasından seçmedik elbette. Mevcut fotoğraflar üzerinden hızlıca üretilen ve izleyici üzerinde duyusal bir etki yaratmaya yönelik kolaj çalışmaları hazırladık. Seçilen temsil tekniğinin de etkisiyle ilk bakışta çocuksu hülyalar gibi görünen bu mikro müdahaleler, daha geniş bir perspektiften bakıldığında bizce ölçekli haritalar üzerine serilmiş boş eskiz kâğıtlarına çizilen farazi çizgilerden ve bu farazi çizgilerin örgütlediği ‘yersiz’ mimarlıklardan çok daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir dönüşüm modeli öneriyorlar. 

Atölye katılımcılarının bu süreçten profesyonel hayatları boyunca faydasını görebilecekleri aşağıdaki deneyimleri edinmiş olmalarını umuyorum: 
- Kent mekânını doğrudan ilgilendiren ve etki alanı geniş bu tip kentsel müdahaleler söz konusu olduğunda yerin ruhu, tarihi, niteliği, algısı, kullanıcısı gibi meseleleri de işin içine katarak çok boyutlu biçimde düşünebilme deneyimi
- Klasik mesleki metot ve reflekslerin dışında, farklı metotlar ve farklı yaklaşımlar geliştirerek de mekânsal tasarım yapılabileceği deneyimi
- Tasarım metodolojisi kapsamında yere dair kapsamlı bir araştırma ve analiz yapma deneyimi
- Kısıtlı sürede ve kısıtlı kaynaklarla tasarıma dair fikirlerin en verimli biçimde hangi metotlarla ve nasıl aktarılabileceğine dair doğaçlama üretim deneyimi

Organizasyonu yapan Lefke Avrupa Üniversitesi’ne, değerli ev sahibi meslektaşlarıma ve tüm atölye katılımcılarına bu keyifli süreç için teşekkürler.”

Evren Başbuğ atölye kapsamında Tarih Öncesi Yaşam Müzesi proje sürecini anlatan bir de sunuş yaptı. 

Atölye ile ilgili ayrıntılı bilgi için:

Medmar Stone Inc. Fuar Standı “Natura”da Yayımlandı
Ağu 10, 2015
Can Özcan
Haber

“steb | Studio Evren Başbuğ” ve “Mert Uslu Mimarlık - MU” tarafından, “MARBLE 2015 / 21. Doğal Taş ve Teknolojiler Fuarı” için tasarlanan Medmar Stone Inc. standı “Natura” dergisinin 20. sayısında (Temmuz - Ağustos 2015) yayımlandı.

Yayının dijital sürümüne buradan ulaşabilirsiniz:
http://dergi.hostpazar.com/ws_natura/shelf/natura5/natura5.html

Proje görsellerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/medmar-stone-inc-fuar-standi

Türkiye Mimarlık Yıllığı 2014 İlk Sergisi “Studio-X İstanbul”da Açıldı
May 05, 2015
Can Özcan
Haber

Türkiye Mimarlık Yıllığı 2014 Sergisi 29 Nisan Çarşamba günü, Kalebodur sponsorluğunda, “Studio-X İstanbul”da açıldı. Tarih Öncesi Yaşam Müzesi’nin de aralarında olduğu 48 proje, 9 Mayıs Cumartesi gününe kadar sergide görülebilir.

Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgi için:
http://www.studio-xistanbul.org/tr/events/turkiye-mimarlik-yilligi-2014

Konteyner Park Açıldı!
Nis 20, 2015
Can Özcan
Haber

İnşaatı süresince imalat ve saha kontrolleri kapsamında proje müellifi Atölye Labs ekibi ile işbirliği yaptığımız Konteyner Park (Mercan Binası) tamamlandı ve hizmete açıldı. Yapı İzmir Bornova’da, Ege Üniversitesi Yerleşkesinde ideEGE TeknoPark alanı içinde bulunuyor.

35 adet ikinci el konteyneri dönüştürerek yapılan 1000 m2’lik konteyner binasının biyoteknoloij, enerji, malzeme ve yazılım ile ilgili konularda ar-ge yapan yerel ve uluslararası firmalara ev sahipliği yapması planlanıyor. 

Kapalı dolaşım alanını sıfırlayarak etkin metrekare kullanımını sağlayan, ortak avlu tasarımıyla kesişim noktalarını arttıran, geçirgen sınırları ile şeffaflığı ön planda tutan bu yapı, ideEGE’nin hedeflediği açık inovasyon sistemi için de iyi bir örnek oluşturuyor.

İşveren:
ideEGE.TGB Teknoloji Geliştirme Bölgesi A.Ş.

Müteahhit:
KURYAP

Mimari Konsept Tasarımı:
Atölye Labs

Proje Yöneticisi:
Nesile Yalçın (Atölye Labs)

Mimari Uygulama Projesi:
ANTRE Design Mimarlık

İnşaat Mühendisi:
Methal Mühendislik

Makina Mühendisi:
Venta Mühendislik

Elektrik Mühendisi:
Sinapsen Elektrik

Mimari Mesleki Kontrollük:
Stüdyo Evren Başbuğ Mimarlık
Atölye Labs

Proje ile ilgili detaylı bilgi için: 
http://www.arkiv.com.tr/proje/konteyner-park-mercan/5570


Fotoğraflar:
-Yerçekim (Atölye Labs Arşivi)

Tarih Öncesi Yaşam Müzesi “VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi (VÇMD)”de Yayımlandı
Nis 16, 2015
Can Özcan
Haber

Tarih Öncesi Yaşam Müzesi “VitrA Çağdaş Mimarlık Dizisi 4: Kültür Yapıları” kitabında Müge Cengizkan’ın tanıtım yazısıyla yayımlandı.

“2003 yılında, İzmir’in kentsel ve kültürel yerleşim tarihini altüst edecek nitelikte bir arkeolojik keşif yapıldı. Kentteki ilk düzenli yerleşimin tarihini en az 4 bin yıl öncesine çeken Yeşilova Höyüğü, çeperindeki Yassıtepe ve İpeklikuyu höyükleriyle İzmir’in doğ- duğu ilk yerleşim alanı olarak tescillendi. Bornova ovasının ortasında, bugün İzmir Çevre Yolu’ndan İzmir Otogarı’na ayrılan kavşağın çeperinde kalan 8.500 yıllık yerleşimin izleri, 2010 yılında Bornova Belediyesi’ni harekete geçirir. Yeşilova Höyüğü’nün çeperinde, ziyaretçi merkezi ve kazı evi elde etmek üzere ulusal mimari proje yarışması düzenlenir ve birinci seçilen proje 2014’te hayata geçirilir. Ziyaretçilerin höyüğe geldiklerinde ilk çarptıkları şey, onları yapacakları uzun tarihsel yolculuğa hazırlayacak, ana yol ile arkeolojik alan arasında doğrusal uzanan duvarlar silsilesidir. Kızıl toprak rengi beton paneller, cepheden yukarı doğru dönüp dördüncü cepheyi de yaparak, duvar etkisini güçlendirirler. Üzerinde hemen hiç açıklık bulunmayan beton yüzeyler, arkasında uzanan uygarlık izlerinin ipuçlarını henüz mekânsal olarak vermek niyetinde olmadıklarını hissettirirler. Tasarımcılarının cephede yer almasını önerdikleri metin, bir “hoşgeldiniz” der sadece: “En basit ve saf halinizle geçin duvarın arkasına. Çünkü bu duvarın iki tarafı arasındaki tek ortak şey ‘insan’.” Yapıya girdikten sonra birbirine paralel ve geçişken biçimde uzanan üç bloğu neredeyse simetrik olarak böldüğünüzde, arkeolojik yerleşimi izleyiciye yavaş yavaş sezdirmek üzere yerleşime bakan cepheler, yarı şeffaf etki yapan polikarbon panellerle kaplıdır. Arkeolojik alana ilişkin kalıcı / geçici sergilere, bilgilendirme toplantılarına, arkeoloji konferanslarına, özellikle çocuklara yönelik uygulamalı atölyelere, farklı etkinliklerle donatılmış “zaman yolculukları”na yönelik çok programlı bir arkeolojik kültür yapısıdır. Bünyesindeki kazı evi, yaz aylarında yoğun alan çalışması için arkeologların, öğrencilerin ve teknik ekiplerin çalışma / konaklama / rekreasyon / teknik gereksinimlerini karşılayacak biçimde, merkezle mekânsal bir bütünlük ve etkileşim içinde tasarlanmıştır: Ana sergi salonu ile asma kattaki serbest etkinlik alanı; ortak avluya açılan kazı evi ile konferans salonu; fiktif neolitik köy yerleşimi olan çocukların atölye alanı; ana sergi salonundan arkeolojik alana uzanan seyir terası / rampaları; bölgedeki üç höyüğe yerleştirilerek aynı kentin parçaları olduklarına gönderme yapan meşale… Programları başarılı biçimde etkileşime sokan tasarımcılar, zamanı bir tarih kesitinde donduran müze kavramından uzaklaşarak, tarihî alanı keşfedilişinden değerlendirilmesine, öğrenilmesinden öğrenilenlerin uygulanmasına çok boyutlu bir deneyim bölgesine dönüştürmeyi başarırlar. Müze, belediyenin yarışmayla talep ettiği “geleceğe yönelik planlı bir kamusal alan” vizyonuna uygun olarak geliştirilmiş başarılı bir kültür yapısıdır. “

Yayına ve ilgili görsellere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
http://www.vitracagdasmimarlikdizisi.com/projeler/Tarih-Oncesi-Yasam-Muzesi.aspx

Proje görsellerine ve mekan fotoğraflarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/tarih-oncesi-yasam-muzesi

“steb | Studio Evren Başbuğ” ve “Mert Uslu Mimarlık - MU” tarafından tasarlanan “Medmar Stone Inc.” Standı Tamamlandı.
Mar 25, 2015
Can Özcan
Haber

“steb | Studio Evren Başbuğ” ve “Mert Uslu Mimarlık - MU” tarafından, “MARBLE 2015 / 21. Doğal Taş ve Teknolojiler Fuarı” için tasarlanan Medmar Stone Inc.” standı tamamlandı. Fuar boyunca yerini alan stand, fuardan sonra fuar alanından (Yeni İZFAŞ Fuar Alanı, Gaziemir, İzmir) söküldü. 

Tarih Öncesi Yaşam Müzesi “Arkitera Türkiye Mimarlık Yıllığı 2014”e Seçildi
Mar 24, 2015
Can Özcan
Haber

Tarih Öncesi Yaşam Müzesi “Arkitera Türkiye Mimarlık Yıllığı 2014” için, Aydan Balamir, Ferhat Hacıalibeyoğlu, Ömer Kanıpak ve Aydan Volkan’dan oluşan seçici kurul tarafından değerlendirilen 141 proje arasından yapılan 48 projelik seçkide yer aldı. 

Habere aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
http://www.arkitera.com/proje/3946/tarih-oncesi-yasam-muzesi
http://www.arkitera.com/haber/24515/turkiye-mimarlik-yilligi-2014-belli-oldu

Proje görsellerine ve mekan fotoğraflarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/tarih-oncesi-yasam-muzesi

Evren Başbuğ “Yarışmayla Yapanlar Buluşuyor” Etkinliğinde Tarih Öncesi Yaşam Müzesi Proje Sürecini Sundu
Mar 21, 2015
Can Özcan
Haber

Evren Başbuğ, 21.03.2015 tarihinde İstanbul Deniz Müzesi’nde “Yarışmayla Yap” platformu tarafından düzenlenen “Yarışmayla Yapanlar Buluşuyor” etkinliğinde Tarih Öncesi Yaşam Müzesi proje süreci ile ilgili deneyimlerini paylaştığı bir sunum yaptı.

Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgi için:
https://yarismaylayap.wordpress.com/2015/03/23/yarismayla-yapanlar-istanbulda-bulustu/

Proje görsellerine ve mekan fotoğraflarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/tarih-oncesi-yasam-muzesi

Meşale Yakıldı!
Eki 29, 2014
Can Özcan
Haber

Yarışmadaki önerimizin önemli fikirlerinden biri olan meşale artık yanıyor. Tarih öncesinde yaşamsal bir öneme sahip olan ateşin Tarih Öncesi Yaşam Müzesi’nin ve Yeşilova Höyüğü’nün ayırt edici ve en güçlü görsel öğesi olması planlanmıştı.

Proje görsellerine ve mekan fotoğraflarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/tarih-oncesi-yasam-muzesi

Tarih Öncesi Yaşam Müzesi “Serbest Mimar”da Yayımlandı
Eki 02, 2014
Can Özcan
Haber

Tarih Öncesi Yaşam Müzesi Türk Serbest Mimarlar Derneği tarafından yayımlanan “Serbest Mimar” dergisinin editörlüğünü Deniz Güner’in üstlendiği 16. sayısında (Eylül 2014) yer aldı.

Yayının dijital sürümüne buradan ulaşabilirsiniz:
http://www.tsmd.org.tr/Eklenti/9,serbest-mimar-dergisi-16pdf.pdf?0&_tag1=EC260BF5D33E84FBCB70A14B579E890602F798DC

Proje görsellerine ve mekan fotoğraflarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/tarih-oncesi-yasam-muzesi