haber kategorisinde blog

“Tarih Öncesi Yaşam Müzesi” Ulusal Mimarlık Ödülü Adayı!
Nis 28, 2016
Oğuzhan Zeytinoğlu
Haber

İyi haber!

“Tarih Öncesi Yaşam Müzesi”, yapı kategorisinde 15. Ulusal Mimarlık Ödülleri için yarışacak 14 adaydan biri!

Ödüller 16 Mayıs 2016 tarihinde Ankara’da Akün Sahnesi’nde düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak.

Ödül programı, aday projeler ve sergi takvimi ile ilgili detaylı bilgi için:
Proje görsellerine ve mekan fotoğraflarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

Yüreğir’i Dönüştürmek
Nis 04, 2016
Oğuzhan Zeytinoğlu
Haber

Geçtiğimiz haftalarda üzerinde çalıştığımız konulardan biri, Adana büyükşehir sınırları dahilinde kalan merkezi bir alan için önerdiğimiz yüksek yoğunluklu karma kullanım kentsel dönüşüm proje taslağıydı. 

Bostanlı Deniz Meydanı
Oca 28, 2016
Oğuzhan Zeytinoğlu
Haber

Bostanlı Deniz Meydanı; Gün Batımı Terasları ile birlikte Alaybey Tersanesi’nden başlayıp, Sasalı Doğal Yaşam Parkı’na kadar uzanan kıyı yenileme projesinin (İzmirDeniz) ilk uygulama etapları olarak projelendirildiler. 

Konsept proje kapsamında sahil şeridi boyunca önerilen kesintisiz kıyı promenadı, kullanıcıların denizle daha doğal bir ilişki kurabilmeleri için, sürekliliği bozulmadan kara tarafına doğru kıvrılarak alanda gerçek anlamda bir sahil deneyimi yaratıldı. Denizden uzaklaştırılan kıyı promenadı ile taşıt yolu arasına hem görsel / işitsel bir bariyer, hem de yeni sahil odağı için doğal seyir amfisi niteliğinde yapay bir tepe tasarlandı. Promenad ve deniz arasında kalan sahil alanı ise birbirlerinden plan düzleminde çelik strüktür bir kolonad ile ayrılan ahşap ve doğal taş teraslar halinde kurgulandı. Güney ve batıya yönlenen teraslarla, kullanıcılara kentin debdebesinden uzakta, aylaklık yapabilecekleri bir kamusal alan sunan kurgu, aynı zamanda akşam saatlerinde programlanmış açık hava sinema gösterimlerine ve konserlere de olanak veriyor. Gün batımı teraslarının kıyıdaki ilk versiyonu ise, doğuda, yaya köprüsünün diğer tarafında, Bostanlı deresinin ağzında bulunuyor. 

Hem bir gölge kaynağı hem de baskın bir plastik mimari öge olarak kurgulanan kolonad, yönlenişiyle kullanıcıyı denize doğru güdülüyor ve meydan düzleminden başlayıp deniz basamaklarıyla sonlanacak bir iç yolculuğa davet ediyor.

Bezirhane Buluşmaları 3.1 Gerçekleşti
Kas 16, 2015
Oğuzhan Zeytinoğlu
Haber

Kapadokya’nın sorun ve potansiyellerini ele almak üzere Argos Yapı ve Arkitera tarafından organize edilen Bezirhane Buluşmaları 3.1’in ilk ayağı 12 Kasım - 15 Kasım tarihleri arasında gerçekleşti. 4 günlük çalışmanın ardından davetli mimarların ilgi duydukları bir konuya dair metin, eskiz, kolaj, fotoğraf, maket ya da teknik çizim sunması bekleniyor. Sonrasında ortaya çıkan materyallerin bir kitaba dönüştürülmesi ve bir sergi yapılması hedefleniyor.

Buluşmaya Katılan Mimarlar
Mert Ayaroğlu
Kutlu Bal
Evren Başbuğ
Ömer Selçuk Baz
Hüseyin Bütüner
İlgi Karaaslan
Mehmet Kütükçüoğlu
Pınar Gökbayrak
Semra Uygur
Özcan Uygur

Etkinlikle ilgili ayrıntılı bilgi için:
http://www.arkitera.com/haber/25722/bezirhana-31-sonuclandi

Argos in Cappadocia Evren Başbuğ Tarafından Fotoğraflandı
Eki 21, 2015
Can Özcan
Haber

Evren Başbuğ özel bir proje için Argos Yapı Genel Müdürü Aslı Özbay’ın davetiyle 2010 yılında açılan Argos in Cappadocia otelinin mekanlarını fotoğraflamak üzere Uçhisar’daydı.

Argos in Cappadocia, Uçhisar Kalesi’nin doğu yamacında yer alan restore edilmiş 6 konaktan oluşan ‘rough-lux’ konseptinde bir otel. Argos Yapı tarafından 1996 yılında başlayan restorasyon ve yenileme çalışmaları genişleyerek devam ediyor. Ortaya çıkarılan kaya oyma mekanlar arasında şu an oda olarak kullanılanlar dışında bir dönem ‘bezirhane’ olarak kullanılmış bir manastır, şapel, mahzen, ve irili ufaklı kaçış tünelleri var. Otele ait parçalı yapı kompleksi; yarattığı avlular, teraslar ve asma sekileri ile birlikte Uçhisar köyünün bir parçası olarak Güvercinlik Vadisi ile bütünleşiyor. 

Otelle ilgili ayrıntılı bilgi için:
http://www.argosincappadocia.com/TR/

“Beylikdüzü Cemevi” Önerimiz Mansiyon Ödülü Aldı!
Eki 15, 2015
Can Özcan
Haber

Güzel haber!

Beylikdüzü Belediyesi’nin düzenlediği “Beylikdüzü Belediyesi Cemevi, Kültür Merkezi ve Çevresi Ulusal Mimari Proje Yarışması”nda mansiyon ödülü aldık.

Projede görev alan ekip şöyle:

Tasarım Grubu
Evren Başbuğ; Y. Mimar
Can Özcan; Y. Mimar
Özlem Arvas; Mimar

Tasarım Ekibi 
Kerem Sivri
Seda Duran

Tasarım Danışmanları
Tamer Başbuğ
Umut Başbuğ
Özcan Kaygısız
Ceyhun Baskın
Dilşad Kurtoğlu

Teknik Danışmanlar
Cemal Coşak

Proje görsellerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/beylikduzu-cemevi


“Stoa Konak” 2. Oldu!
Ağu 13, 2015
Can Özcan
Haber

Güzel haber!

Konak Belediyesi’nin düzenlediği “Konak Belediyesi Hizmet Binası ve Yakın Çevresinin Düzenlenmesi Mimari Proje Yarışması”nda 2.’lik ödülünü aldık.

Projede görev alan ekip şöyle:

Tasarım Grubu
Evren Başbuğ; Y. Mimar
Özlem Arvas; Mimar
Can Özcan; Y. Mimar
Deren Uysal; Y. Mimar

Tasarım Danışmanları
Tamer Başbuğ
Dilşad Kurtoğlu

Tasarım Ekibi 
Seçil Telyakar
Esin Uçkun
Dilan Sak

Teknik Danışmanlar
Cemal Coşak
Necdet Tunalı
A. Levent Ünal

Proje görsellerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/konak-belediyesi-hizmet-binasi

Bostanlı Deniz Banyosu
Ağu 11, 2015
Can Özcan
Haber

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen “İzmir’lilerin Denizle İlişkisini Güçlendirmekte Uygulanacak Tasarım Stratejisi Planı” (İzmir / Deniz) kapsamında önerdiğimiz “Karşıkıyı” projesine ait noktasal uygulama çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda Bostanlı Gün Batımı Terası’ndan sonraki odak noktası olarak önerdiğimiz “Bostanlı Deniz Banyosu” kentlilerin denizle olan ilişkisini farklı bir boyuta taşımayı amaçlıyor.

Promenad, sürekliliği bozulmadan tek sefere mahsus olmak üzere kıyıdan uzaklaştırılıp kotu yükseltiliyor ve kıyı şeridinin insan yapımı unsurları içeren katmanları tamamen “soyuluyor”. Bu müdahaleyle ortaya çıkan doğal alan, plaj voleybolu, plaj futbolu gibi sportif aktivitelerin yanı sıra güneşlenme ve denize girme gibi su ile ilişkinin en doğrudan sağlanabileceği rekreatif aktivitelere de imkan verecek bir plaja dönüştürülüyor. Promenadın taşıt yoluna yaklaşmasının getireceği dezavantajlar, yol ile arasında kalan alanda hem bir işitsel / görsel bariyer hem de doğal bir tribün olarak işlevlendirilen yapay tepe ile en aza indiriliyor.

İzmir, merkezinden denize girilebilen bir Akdeniz kenti kimliğine yeniden kavuşuyor.

Gemikonağı Atölyesi Gerçekleşti
Ağu 11, 2015
Can Özcan
Haber

Lefke Avrupa Üniversitesi’nin ev sahipliği yaptığı; Hasan Özbay, Tamer Başbuğ, Yakup Hazan, Mehmet Soylu, Evren Başbuğ ve Ekrem Ziver Bodamyalızade’nin yürütücülüğünde gerçekleşen Gemikonağı Atölyesi 7 Mayıs Perşembe günü tamamlandı. Kuzey Kıbrıs üniversitelerinden katılan öğrencilerin oluşturduğu 5 çalışma grubu, Lefke Gemikonağı yerleşmesinin güncel sorunlarını inceledi ve çözüm önerileri üretti. 

Evren Başbuğ’un kendi atölye grubunun konuyu ele alışı ile ilgili değerlendirme yazısı aşağıdaki gibidir:

“Gemikonağı, ziyaretçiyi ilk görüşte kendine bağlayan ve üzerinde oldukça güçlü bir etki bırakan çok özel bir yer. Topoğrafik, doğal ve konumuna dair tüm ilginç özelliklerinin yanında, yarattığı bu güçlü etkinin önemli bir kısmı sahip olduğu endüstriyel mirasından ve geçmişte başından geçenlerin günümüze bıraktıkları izlerin hala çok okunaklı olmasından geliyor. Gemikonağı görece kısa tarihi boyunca sosyal ve mekânsal travmaların, dönüşümlerin sahnesi olmuş hep. Bir bakır madeniyle var olmuş, 1974’de yaşananlarla neredeyse terk edilen ve bugün üniversiteyle yeniden dirilmekte olan bir yerleşme burası. Bu çalkantılı tarihi içinde başından geçen her olay, her dönem, her aktör bir şekilde iz bırakmış üzerinde. Kapalı askeri bölgeler, dönüşmüş işçi mahalleleri, terkedilmiş maden sahaları, parçalanmış yükleme iskeleleri, tekinsiz hurdalıklar, paslanmış envaiçeşit çelik aksam ve denizin aşındıra aşındıra un ufak ederek çoğunu koparıp geri aldığı sahil şeridiyle bir kıyamet sonrası senaryonun film setini andırıyor Gemikonağı. Kulağa ürkütücü gelen bu ambiyans, ilginç bir şekilde kentin çekiciliğinin de en önemli kaynağı. Buradan hareketle atölye çalışması boyunca katılımcılarla birlikte temel mesleki reflekslerin ve düşünme konvansiyonlarının dışında, yere ve duruma özel bir düşünsel motivasyonla hareket etmeyi denedik. 

Birer tasarımcı olarak, ilk bakışta olumsuz gibi görünen ancak temelde Gemikonağı’nı eşsiz ve ilginç kılan tüm bu bileşenleri, ortadan kaldırılması veya en azından ehlileştirilmesi gereken birer sorun kaynağı gibi görmek yerine; günlük yaşam pratikleri ya da mekân algısı açısından yerin ayrılmaz birer parçası ve yeni kurgulanacak yaşantının temel katalizörleri gibi görmeye çalıştık. Meseleye böyle bakınca Gemikonağı’nın geçirdiği travmalar senaryoyu kuran birer alt metine, bu travmalardan günümüze kalan fiziksel izler ise birer tasarım fırsatına dönüştü.

Bu tip bir yaklaşımı olgunlaştırmak için önce katılımcılarla birlikte Gemikonağı’nın geçmişine baktık. Belgelemeye ve anlamaya yönelik alan gezileri yaptık. Algısal bütünlüğe sahip kent parçalarından oluşan kişisel algı haritaları oluşturduk. Bu parçalar üzerinde düşündük, birbirleriyle kesiştikleri noktalarını, duyusal sınırlarını ve barındırdıkları önemli odakları analiz ettik. Sonuçta temel olarak kent mekânını topyekûn dönüştürmek ya da baştan tasarlamak yerine; alandaki mevcut değerleri ve nitelikleri tespit ederek çevre fiziksel koşulları üzerinde hangi müdahalelerle bu niteliklerin etkilerini artırabileceğimizi araştırdık. 

Bu anlamda biz, Gemikonağı’nı olduğu gibi kabul ederek, geçmişine ve mevcut koşullarına saygı duyarak, anlamaya çalışarak, yukarıdan bakmadan, yargılamadan, kategorik kabuller yapmadan, niteliklerinin ve potansiyellerinin farkında olarak ve özellikle de ‘herhangi bir yer’e dönüşmesini engellemeye çalışarak yaklaştık konuya. Örneğin kent kıyısında doğanın yıkıcı gücüyle anlamsız bir mücadeleye girmek yerine onunla uzlaşmayı, kent ile doğanın uyumlu bir arakesitini yaratmayı denedik. Okaliptüs ağaçlarının altındaki hurdalığı tamamen temizleyip her kentte benzeri bulunabilecek alelade bir kent parkı haline getirmek yerine, hurdalarla birlikte anlamlı olan Gemikonağı’na özel bir yaşam odağına dönüştürdük. Parçalanmış iskeleleri ortadan kaldırıp yerine yenilerini koymak yerine bu sembolik değeri yüksek kent objelerini birer tarihi / görsel arka plan nesnesi olarak mevcut durumlarıyla bıraktık. 

Böylesine fikirlerin temsil araçlarını da mesleki pratiğimizin alışıldık konvansiyonel temsil araçları arasından seçmedik elbette. Mevcut fotoğraflar üzerinden hızlıca üretilen ve izleyici üzerinde duyusal bir etki yaratmaya yönelik kolaj çalışmaları hazırladık. Seçilen temsil tekniğinin de etkisiyle ilk bakışta çocuksu hülyalar gibi görünen bu mikro müdahaleler, daha geniş bir perspektiften bakıldığında bizce ölçekli haritalar üzerine serilmiş boş eskiz kâğıtlarına çizilen farazi çizgilerden ve bu farazi çizgilerin örgütlediği ‘yersiz’ mimarlıklardan çok daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir dönüşüm modeli öneriyorlar. 

Atölye katılımcılarının bu süreçten profesyonel hayatları boyunca faydasını görebilecekleri aşağıdaki deneyimleri edinmiş olmalarını umuyorum: 
- Kent mekânını doğrudan ilgilendiren ve etki alanı geniş bu tip kentsel müdahaleler söz konusu olduğunda yerin ruhu, tarihi, niteliği, algısı, kullanıcısı gibi meseleleri de işin içine katarak çok boyutlu biçimde düşünebilme deneyimi
- Klasik mesleki metot ve reflekslerin dışında, farklı metotlar ve farklı yaklaşımlar geliştirerek de mekânsal tasarım yapılabileceği deneyimi
- Tasarım metodolojisi kapsamında yere dair kapsamlı bir araştırma ve analiz yapma deneyimi
- Kısıtlı sürede ve kısıtlı kaynaklarla tasarıma dair fikirlerin en verimli biçimde hangi metotlarla ve nasıl aktarılabileceğine dair doğaçlama üretim deneyimi

Organizasyonu yapan Lefke Avrupa Üniversitesi’ne, değerli ev sahibi meslektaşlarıma ve tüm atölye katılımcılarına bu keyifli süreç için teşekkürler.”

Evren Başbuğ atölye kapsamında Tarih Öncesi Yaşam Müzesi proje sürecini anlatan bir de sunuş yaptı. 

Atölye ile ilgili ayrıntılı bilgi için:

Medmar Stone Inc. Fuar Standı “Natura”da Yayımlandı
Ağu 10, 2015
Can Özcan
Haber

“steb | Studio Evren Başbuğ” ve “Mert Uslu Mimarlık - MU” tarafından, “MARBLE 2015 / 21. Doğal Taş ve Teknolojiler Fuarı” için tasarlanan Medmar Stone Inc. standı “Natura” dergisinin 20. sayısında (Temmuz - Ağustos 2015) yayımlandı.

Yayının dijital sürümüne buradan ulaşabilirsiniz:
http://dergi.hostpazar.com/ws_natura/shelf/natura5/natura5.html

Proje görsellerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:
http://steb.co/isler/medmar-stone-inc-fuar-standi